_Uğurböceyi_

_Uğurböceyi_ Hekayələr 11-01-2018, 15:11

Kelebeğin Umudu (3.Bölüm)

Kelebeğin Umudu (3.Bölüm)

3"Beni Affet Babam."


Ali bey:"Karşılığında oğlumla evlen."
Zehra
Yaşadığım şoku tahmin bile edemezsiniz.
Bu adam ne söylediğinin farkında bile değildi.
"Siz ne dediğinizin farkında mısınız?
Ne cüretle böyle bir şey teklif ediyorsunuz?" Sinirden titriyordum.
O ve ben aynı cümle içinde bile olmuyordu.
"Kızım lütfen bir dinle.
Annesi çok hasta ölmeden Umutun düzeldiğini
ve kendine bir yuva kurmasını istiyor."
"Ben oğlunuzu görmeye bile tahammül
edemezken onunla nasıl evlenirim?!."
Şu hayatta bir kere olsun hayır demeliydim.
Başkaları kırılacak diye hep kendimi feda edemezdim.
"Zehra kızım lütfen eşim için istiyorum.
O senin gibi inançlı namazlı abdestli bir gelin istiyor.
Umut asla senin gibi bir kız bulamaz."
"Üzgünüm ben kabul edemem. Evime gitmek istiyorum artık.
Mümkünse bir daha görüşmeyelim."
Adam resmen beni parayla satın almak istiyordu.
Beni o serserinin oyuncağı yapacaktı."Kızım sen düşün hemen vazgeçme.
Hem senin tedavini başlatırız hem ailene de destek olurum.
Umut u ancak sen adam edersin. Şimdilik evine bıraksınlar seni."
Allah ım ben nasıl insanların içine düştüm. Sen yardım et bana.
Beni eve bırakmışlardı. Annemin yardımıyla eve girmiştim.
Bir sürü soru soruyordu.
"Kızım nereye gittiniz? Ne oldu? Ne dediler?"
Adamın dediklerini anlatırsam üzülürdü. Zaten benim yüzümden hep üzülüyorlardı.
En iyi bazı kısımları anlatmasam iyi olurdu.
"Annecim evlerine gittik. Oğlu özür diledi. Sonra beni eve bıraktılar.
Ben dinlenmek istiyorum."
Annem pek inanmadı. Sıkıştırmaya devam etsede ben hiç konuşmadan odama geçtim.
Annem yatağa yatırıp odadan çıktı.
Umut
Ah bu babam beni düşürdüğü duruma bak. Elin kezbanından özür diledim.
Hep parayla tehtit ediyordu. Yoksa o kızdan özür mü dilerdim. 1
Odanın kapısına tıklayıp içeri evin hizmetçisi girdi.
"Umut bey babanız bahçede sizi bekliyorlar ."
Yine ne diyecek gör ki.. Ancak emir vermeyi bilir.
"Beni istemişsin baba."
"Geç otur karşıma. Seninle konuşacaklarım var."
Ne zaman olmadı ki. Of bıktım bunlardan.
"Umut annen olmasa seni bir dakika bu evde tutmam.
Mirasımdan beş kuruş bile vermem.
Hadi bana acımıyorsun annenin hatrına düzgün bir adam ol."
Hep aynı hikaye gencim ben. Elbet gezip tozacağım.
"Oğlum annen senin hayırlı bir eş bulup evlenmeni istiyor.
Ben de seni evlendirmeye karar verdim."
Evlenmek mi? Ben mi? Yok daha neler. Bunlar iyice delirdi.
"Ne evlenmesi kimle evleneceğim?"
"Zehrayla oğlum."
Zehra mı şu bizim kezban kılıklı kızla mı?
"Sen ne diyorsun baba hayatta olmaz."
Bu kadarı da fazla. Bu dediğini yapmam ben.
"Eğer o kızla evlenmezsen bütün her şeyi elinden alırım."
"Alırsan al ben evlenmem."
"O zaman arabanın anahtarını bırak. Kartlarını cüzdanı da ver.
Madem öyle git çalış para kazan. Yok öyle artık hazır para."
Varımı yoğumu bırakıp evden ayrıldım. Taksiye binecek param bile kalmamıştı.
Böyle sürünürüm ama o kızla evlenmem.
Zehra
Ne kadardır uyuduğumu bilmiyordum. Hava kararmak üzereydi.
Ezan okunmadan abdest almak için yataktan doğruldum.
Anneme seslendim. Gelip sandalyeme oturmaya yardım etti.
Abdest alıp odama geldim. Her zaman huzur bulduğum Rabbimin huzuruna yöneldim.
Bütün derdim tasam kaybolup gitmişti.
Duamı da ettikten sonra annemlerin yanına gitmek için odadan çıktım.
Mutfaktan sesleri geliyordu. Annem sanırım yemek hazırlıyordu. Babam da yanındaydı.
"Mehmet kız duyarsa ne yaparız. Zaten durumuna üzülüyor. İçine atıyor yavrum."
Ben neyi duyarsam üzülürüm ki?
"Aman hanım duymasın bu aralar.
Borçları ödeyebilmek için iş yerini sattığımı nasıl söylerim.
Zaten kızımın tedavisini yaptıramıyorum. Her gün kahroluyorum.
Bide bunu duyarsa utancımdan yüzüne bakamam
Hep benim yüzümden. Ailemi zor duruma soktum.
Hastaneydi avukat parasıydı dükkanı sattılar.
Ağlamamak için elimi ağzıma kapattım. Dinlemeye devam ettim.
"Ev sahibi de sıkıştırıyor kira için. Ne yapacağız bey. İşimiz yok paramız yok."
Annem hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. O ağladıkça benim yüreğim parçalanıyordu.
Zavallı babam annemi avutacak gücü bile yoktu. Neye üzülsün şaşırmıştı.
Odama gittim. Telefon rehberinden o numarayı bulup aradım.
"Ali bey teklifinizi kabul ediyorum. Karşılığında tedavi ettirmenizi istemiyorum.
Aileme güzel bir yaşam sunun bana yeter."

Zehra

Bu gözler uyku nedir bilmez olmuştu. Düşünmekten kafayı yiyecektim.
Ben o adamla evlenmeyi kabul etmiştim ve hayatımı bile bile yakmıştım.
Bugün Ali bey babamla konuşmaya gelecekti. Babamın ne tepki vereceğini bilmiyordum.
Her ne olursa olsun ailemin mutluluğu için kendi hayatımı bile feda ederim.
Telefonuma bildirin gelince elime aldım.
"Zehra birazdan sizdeyiz."
İşte geliyor Allah ım sen yardım et.
Umut
Evden ayrıldığıma yeteri kadar pişman olmuştum.
Cebimde para olmayınca ne eş ne dost yüzüme bakmamıştı.
Simit alacak param bile kalmamıştı. Babama gidersem belki affederdi.
Eve gelince babamın elini öptüm yalvarmaya başladım.
"Affet baba beni. Ne olur izin ver artık evime geleyim."
Her zamanki gibi kaşlarını çatmış bakıyordu. Affetmezse ne yapardım.
"Umut annen kaç gündür seni sorup duruyor. Ona dua et yoksa seni affetmem.
Eğer Zehra yla evlenmezsen seni annen de kurtaramaz."
Yine mi Zehra? Ne yapayım sahip olduklarımı alana kadar katlanırım.
Sonra yine bildiğimi yaparım.
"Tamam baba sen nasıl istersen. Ne dersen yaparım."
"Tamam üstünü başını değiştir. Zehranın ailesiyle konuşmaya gideceğiz."
Hemen mi ya. Az daha bekarlığın tadını çıkarsaydım.
Gerçi kağıt üstünde ama yinede eskisi gibi rahat olamam.
Yani en azından babam izin vermezdi.
Üzerimi değiştirdikten sonra evden çıktık. O kızın evine gidiyorduk.
Hiç istemesem de mecburdum.
"Oğlum telefonumdan Zehra ya mesaj yaz."
Rehberden adını bulup mesaj bölümünü açtım.
"Zehra birazdan sizdeyiz."
Yazıp telefonu babama verdim. Etrafa şaşkınca bakıyordum.
Bu nasıl mahalle hep yıkık dökük. Iyy bu kezban demek buralarda yaşıyordu.
Eski bahçeli bir evin önünde durduk. Babam araban indi ama ben hiç inmek istemiyordum.
"Umut in çabuk. Arabada dediklerimi unutma."
Gelene kadar başımı şişirmişti. Neymiş efendi olacakmışım.
Adam gibi davranacakmışım.
Zile basıp içeri geçmiştik bile. Yoldan çiçek çikolata aldığımızı demedim dimi?
Ya sanki kızı hemen isteyecekmiş gibi bide bunları aldırdı.
Babası annesi ve erkek kardeşi karşımıza oturdular.
E haliyle merak ediyorlardı. Bunların burada ne işi var.
"Efendim ben ve oğlum hem özür dilemek hem de size teşekkür etmek içiin gelmiştik."
Adam gayet sakince cevap vermişti.
"Hoşgeldiniz Ali bey evime gelene her zaman kapım açık."
"Efendim ben kendi adıma özür dilerim. Hadi Umut sende özür dile."
Bu ne ya herkesten özür mü dileyeceğim.
"Efendim size yaşattıklarım için çok üzgün ve pişmanım.
Sizden özür dilemem yaptıklarımı affettirmez ama özür dilerim."
Babam şu an suratıma çok garip bakıyordu. Bu kadarını bende beklemiyordum.
Efendilik rolüne iyi kaptırdım kendimi. Ne yapalım köprüyü geçene kadar artık böyle..
"Efendim aslında bizim gelme nedenimiz başka. Zehra kızımızı nerede o da gelse."
Annesi kalkıp odadan çıktı. Bir kaç dakika sonra Zehrayı getirdi.
Yüzüme tiksinerek bakıyordu. Ben sanki ona çok meraklıydım .
"Zehra kızım bana doğru yaklaş.
Mehmet bey biliyorum birazdan diyeceklerim sizi çok şaşırtacak.
Zehra nın doktoruyla görüştüm. Durumunu biliyorum onu tedavi ettirmek istiyorum."
"Ali bey bu bizim için çok önemli ama ben size borçlu kalamam."
"Mehmet bey ben bunun karşılığında kızınızı oğluma istiyorum."
Adam bunu duyunca delirdi. Ayağa kalkıp bağırmaya başladı.
"Siz benim kızımı eşya mı sandınız. Bu teklifinizi duymamış olayım.
Lütfen şimdi evimi terkedin."
Hemen ayağa kalktım. Bir an önce bu evden kaçmam lazımdı.
Kapıya yönelmiştim ki Zehra nın sesiyle durdum.
Zehra
"Hayır baba kovma onları. Hayatımı hep böyle sandalyede geçirmek istemiyorum.
Ben Umutla evlenmek istiyorum."
Babamın omuzlar düştü. Duyduklarını hazmedemedi ve kanepeye çöküp kaldı.
Çok gururluydu babam kimsenin tek kuruşunu kabul etmiş değildi.
Gözlerime bakarak, "Kızım para için iyileşmek için hayatını yakma.
Bu adam sana layık değil.
Gerekirse ben gece gündüz çalışır seni tedavi ettiririm."
Ahh babam bilmiyorsun ki bunu sizin için yapıyordum.
"Bu hayatı daha fazla istemiyorum ben evleneceğim."
"O zaman benim artık Zehra diye bir kızım yok çık git bu evden."
Bu sözleri duyacağıma keşke ölseydim. Gözümdeki yaşları artık tutamamıştım.
İçimden sessizce,
'Affet babam affet bu küçük kızını."
diyebilmiştim.



Sayta verdi: _pandam_

Məlumat Saytda şərhləri oxumaq, şərh yazmaq, xəbər göndərmək üçün QEYDİYYATDAN keçməyiniz lazımdır.

Bəyən Sevgi Gülüş Şok Üzgün Əsəbi
889 909 832 774 865 825

Oxşar xəbərlər Digər trend xəbərləri

Məlumat Saytda şərhləri oxumaq, şərh yazmaq, xəbər göndərmək üçün QEYDİYYATDAN keçməyiniz lazımdır.

Məlumat Sizin rəyə rəy yazmaq 15 gündən sonra mümkündür.