YALAZAN hikaye
Kayran Elyasa Oflaz
Tanrı bazı kullarına ya gerçekten acımıyordu yada onları bir sınava tâbi tutarken acımasız davranıyordu. Çünkü uyumadan önce hıçkırıklara boğulan insan sayısı bir hayli artmıştı. Bu sesleri duymak için gözlerimi kapatmama bile gerek yoktu. Sesler her yerdeydi, herkesleydi ve o kadar acınasıydı ki bir süre sonra dayanılmaz oluyordu. Kimi tanrının varlığına kimiyse yaşadıkları hayatın zorluklarına karşı isyan ediyordu . Tek ortak yanları ise derin tutkulu bir acı.
Fakat bir süre sonra farklı bir ses yankılandı. Hem hüzünlü hem de neşeli ama daha çok isyankâr bir tınıydı bu, biraz yürek burkuyordu aslında. Çünkü yaşattığı hissiyat , sanki yere düşmüş ve dizleri yara bere içinde olan küçük bir kız çocuğunun tüm her şeye kafa tuttuğu bir an gibiydi. Bu acıya gök yarılıp dile gelse , o küçük kadını bağrına bassa , onu koruyup kollasa... ne iyi olurdu. Uzun bir aradan sonra matemini unuttuğum acı varlığını unuttuğum kalbimi yoklamaya başladı. Böyle bir insanın hissiyatının beni etkilemesi mümkün olamazdı.
Acı vardı çünkü dünyanın kanunu buydu. Acı olacak ki mutluluğun ne anlama geldiğinin değerini insanlar anlasın.
Daldığım derin düşünceleri bir kenara bırakıp ayağa kalktım. Hayat devam ediyordu etmek zorundaydı.
koruyup kollasa... ne iyi olurdu diye düşündü.
Genç adam uzun bir aradan sonra ilk defa üzüldü çünkü kim böyle bir acıyı yaşatmayı becerebilecek kadar
Tanrı bazı kullarına ya gerçekten acımıyordu yada onları bir sınava tâbi tutarken acımasız davranıyordu. Çünkü uyumadan önce hıçkırıklara boğulan insan sayısı bir hayli artmıştı. Bu sesleri duymak için gözlerimi kapatmama bile gerek yoktu. Sesler her yerdeydi, herkesleydi ve o kadar acınasıydı ki bir süre sonra dayanılmaz oluyordu. Kimi tanrının varlığına kimiyse yaşadıkları hayatın zorluklarına karşı isyan ediyordu . Tek ortak yanları ise derin tutkulu bir acı.
Fakat bir süre sonra farklı bir ses yankılandı. Hem hüzünlü hem de neşeli ama daha çok isyankâr bir tınıydı bu, biraz yürek burkuyordu aslında. Çünkü yaşattığı hissiyat , sanki yere düşmüş ve dizleri yara bere içinde olan küçük bir kız çocuğunun tüm her şeye kafa tuttuğu bir an gibiydi. Bu acıya gök yarılıp dile gelse , o küçük kadını bağrına bassa , onu koruyup kollasa... ne iyi olurdu. Uzun bir aradan sonra matemini unuttuğum acı varlığını unuttuğum kalbimi yoklamaya başladı. Böyle bir insanın hissiyatının beni etkilemesi mümkün olamazdı.
Acı vardı çünkü dünyanın kanunu buydu. Acı olacak ki mutluluğun ne anlama geldiğinin değerini insanlar anlasın.
Daldığım derin düşünceleri bir kenara bırakıp ayağa kalktım. Hayat devam ediyordu etmek zorundaydı.
koruyup kollasa... ne iyi olurdu diye düşündü.
Genç adam uzun bir aradan sonra ilk defa üzüldü çünkü kim böyle bir acıyı yaşatmayı becerebilecek kadar







