İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür
...suskunluğun siyah okyanusundaki cam fanuslu bir
dalgıç gibi yaşıyordu insan, kendisini dış dünyaya bağlayan halatın
kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiçbir zaman yukarı
çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi hatta.
Yapacak, duyacak, görecek hiçbir şey yoktu, her yerde ve sürekli
hiçlikle çevriliydi insan, boyuttan ve zamandan tümüyle yoksun
boşlukla. Bir aşağı bir yukarı yürürdü insan, düşünceleri de onunla
birlikte bir aşağı bir yukarı, bir aşağı bir yukarı yürüyüp dururdu. Ama
ne kadar soyut görünürlerse görünsünler, düşünceler de bir dayanak
noktasına gereksinim duyarlar, yoksa kendi çevrelerinde anlamsızca
dönmeye başlarlar; onlar da hiçliğe katlanamaz. İnsan sabahtan
akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip
durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan
yalnız kalır.
Yalnız. Yalnız.
✍️🏻Stefan Zweig







